Bu içeriği paylaşın:
Saadet Hamburg Teşkilatı tarafından düzenlenen “Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı Anma ve Anlama Programı”nda, Milli Görüş liderinin ortaya koyduğu “Adil Düzen”, “Yaşanabilir Bir Türkiye” ve “Adil Bir Dünya” vizyonu ele alındı. Programa siyaset, sivil toplum ve vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.
HAMBURG – Naciye ASLAN
Saadet Hamburg Teşkilatı organizesinde 21 Şubat 2026 Cumartesi günü “Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı Anma ve Anlama Programı” düzenlendi. T.C. 54. Hükümeti Başbakanı ve Millî Görüş hareketinin merhum lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın vefatının 15. yıl dönümü dolayısıyla Stenzelring 14 B adresindeki teşkilat salonunda gerçekleştirilen programa yoğun katılım sağlandı.

Programa, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Ankara milletvekili Mesut Doğan misafir konuşmacı olarak katıldı. Ayrıca Saadet Avrupa Disiplin Kurulu Başkanı İbrahim Gümüşoğlu ve Saadet Hamburg Bölge Başkanı Salih Demirci birer konuşma yaptı.
Hamburg ve çevresinden katılımın sağlandığı programa; Hamburg ve Çevresi Türk Toplumu (TGH) Başkanı Murat Kaplan, önceki dönem T.C. Eğitim Ataşesi Lütfi Dede, Erbakan Vakfı Hamburg sorumlusu Süleyman Altınova, önceki dönem DİTİB Hamburg-Schleswig Eyalet Birliği Başkanı Mehmet Gök, TÜRGEM Başkanı Remzi Uysal, sivil toplum temsilcileri, teşkilat mensupları, Milli Görüş camiası, vatandaşlar ve basın mensupları iştirak etti.

Program, Saadet Hamburg Yönetim Kurulu üyesi Ahmet Avcı’nın moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Fuat Barak’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, konuşmalarla devam etti.

Salih Demirci: “Erbakan Bir Medeniyet Tasavvuru Ortaya Koydu”
Açılış ve selamlama konuşmasını yapan Salih Demirci, anma programının her yıl geleneksel olarak gerçekleştirildiğini belirterek, bu yıl Ramazan ayına denk gelmesinin ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti ve katılımcıların Ramazan ayını tebrik etti.
Erbakan’ın yalnızca bir siyasetçi değil; aynı zamanda bir ilim adamı, mühendis ve sanayi hamlelerinin öncüsü olduğunu vurgulayan Demirci, Almanya’da profesörlük payesi aldığını, Türkiye’de ilk yerli motor çalışmalarına öncülük ettiğini ve ağır sanayi hamlesini başlattığını hatırlattı.

Erbakan’ı milletin gönlünde müstesna bir konuma taşıyan özelliğin; inanç ile ilmi, ahlak ile siyaseti ve maneviyat ile kalkınmayı birlikte ele alabilmesi olduğunu belirten Demirci, “Önce ahlak ve maneviyat” anlayışının bugün daha iyi anlaşıldığını ifade etti.
Erbakan’ın, adaletin zayıf kaldığı küresel düzene karşı üretimi, paylaşımı ve hakkaniyeti esas alan bir sistem önerdiğini dile getiren Demirci, “Gücün değil, hakkın üstün olduğu bir dünya” idealine dikkat çekti.

İbrahim Gümüşoğlu: “Erbakan’ın Öngörüleri Tahakkuk Etti”
İbrahim Gümüşoğlu ise konuşmasında, Erbakan’ın 30–35 yıl önce dile getirdiği birçok tespitin bugün gerçekleştiğini söyledi. Bielefeld’de katıldığı bir toplantıda farklı görüşlere sahip bir kişinin dahi “Erbakan Hoca ne kadar haklıymış” ifadesini kullandığını aktaran Gümüşoğlu, Erbakan’ın vizyonunun zamanla daha iyi anlaşıldığını belirtti.
“Yaşanabilir Bir Türkiye” hedefinin kısa süreli iktidar döneminde uygulamada gösterildiğini ifade eden Gümüşoğlu, Erbakan’ın uzun siyasi hayatı boyunca çeşitli engellemelerle karşılaştığını ancak ortaya koyduğu hedeflerin değerini koruduğunu söyledi. “Yeniden Büyük Türkiye” idealinin gelişmiş, müreffeh ve dünyaya örnek bir ülke hedefi olduğunu kaydetti.

Mesut Doğan: “Çözüm Adil Düzen”
Ankara Milletvekili Mesut Doğan konuşmasında Türkiye ve dünya gündemine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin tarihinin en kritik ve kontrolsüz süreçlerinden birinden geçtiğini belirten Doğan, mevcut sorunların bir kader olmadığını, çözümün Erbakan’ın yarım asır önce ortaya koyduğu “Adil Düzen” vizyonunda bulunduğunu ifade etti.
Erbakan’ın Sarsılmaz Üç Hedefi
Doğan, Milli Görüş hareketinin 1969’dan bu yana değişmeyen üç temel hedefini şu şekilde sıraladı:
- Yaşanabilir Bir Türkiye: Her ferdin onuruyla yaşadığı, ekonomik kaygılardan uzak ve güvenli bir vatan.
- Yeniden Büyük Türkiye: Bölgesinde söz sahibi, İslam coğrafyasına ve mazlum milletlere öncülük eden güçlü bir ülke.
- Adil Bir Dünya: Sömürünün sona erdiği, adaletin her alanda tesis edildiği yeni bir dünya düzeni.
Bu hedeflerin yalnızca birer siyasi slogan değil, stratejik bir yol haritası olduğunu belirten Doğan, Türkiye’nin yeniden güçlü bir konuma gelmesinin bu vizyon doğrultusunda mümkün olacağını söyledi.
“Mesele İmkânsızlık Değil, Zihniyet”
Türkiye’nin büyük bir ekonomik potansiyele sahip olduğunu ifade eden Doğan, mevcut darboğazın imkânsızlıktan değil, yönetim anlayışından kaynaklandığını dile getirdi.
Devletin asli görevinin, nimetleri hakkaniyetle dağıtmak olduğunu belirten Doğan, üretim odaklı ekonomi modelinin önemine dikkat çekti. Ülke kaynaklarının üretime değil faiz sistemine yönlendirilmesini eleştiren Doğan, denk bütçe anlayışının ve adil paylaşım modelinin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin sahip olduğu imkânlarla çok daha geniş bir nüfusu refah içinde yaşatabilecek kapasitede olduğunu ifade eden Doğan, mevcut yönetim anlayışının halkı yoksullaştırdığını savundu.
Sosyolojik Uyarı: “Aidiyet Duygusu Zayıflatılıyor”
Toplumsal yapıya ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Doğan, özellikle genç nesiller üzerinde aidiyet duygusunu zayıflatan yaklaşımların ciddi bir risk oluşturduğunu belirtti. Rusya-Ukrayna savaşı örneğini hatırlatarak, aidiyet duygusu zayıf toplumların dış müdahalelere karşı daha kırılgan hâle geldiğini ifade etti.
İnsanların inançlarından ve aile bağlarından koparılarak yalnızlaştırıldığını söyleyen Doğan, siyasette kullanılan ayrıştırıcı dilin toplumsal bütünlüğe zarar verdiğini kaydetti.
Devletin Beş Temel Vazifesi
Doğan, Milli Görüş medeniyet anlayışına göre devletin beş temel sorumluluğunu; can, mal, namus, akıl ve inanç güvenliğini korumak olarak sıraladı. Bu unsurların teminat altına alındığı bir toplumda barış ve bereketin hâkim olacağını belirtti.
“Biz Erbakan’ı Sadece Anan Değil, Yaşayan İnsanlarız”
Konuşmasının sonunda teşkilatın manevi sorumluluğuna dikkat çeken Doğan, “Biz Erbakan Hocamızı sadece anan değil; onun işaret ettiği hedeflere kilitlenen, onu anlayan ve yaşayan insanlarız.” ifadelerini kullandı.
Milli Görüş belediyeciliğindeki dürüstlük ve hizmet anlayışının Türkiye’yi yeniden ayağa kaldıracak önemli bir model olduğunu belirten Doğan, sözlerini bu vurguyla tamamladı.
Program, konuşmaların ardından akşam ezanının okunmasıyla davetlilere verilen iftar yemeği ile sona erdi.



